Anasayfa Kimler Çevrimiçi Bugünün Mesajları Konuları Okundu İşaretle
Geri Git   Araklı Medya-ARAKLI MEDYA HABER SİTESİ >
(¯`·.(¯`·. (¯`·.(¯`·. ARAKLI FORUMLARI.·´¯).·´¯) .·´¯).·´¯)
> ARAKLI RESİMLERİ > Genel Resimler
Kayıt Yöneticiler Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Yanıtla
 
Share/Bookmark Konu Araçları
Eski 08-25-2008   #1
Araklı Haber
SİTE YÖNETİCİSİ
adminadmin
 
Araklı Haber kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Dec 2006
Konum: İstanbul-Araklı-Ağnas
Yaş: 49
Mesaj: 5,324
Teşekkür et: 5,224
3,580 Mesajına 9,187 Kere Teşekkür Edlidi
İtibar Gücü: 10 Araklı Haber Çok ünlü.Araklı Haber Çok ünlü.Araklı Haber Çok ünlü.Araklı Haber Çok ünlü.Araklı Haber Çok ünlü.Araklı Haber Çok ünlü.Araklı Haber Çok ünlü.Araklı Haber Çok ünlü.Araklı Haber Çok ünlü.Araklı Haber Çok ünlü.Araklı Haber Çok ünlü.
Varsayılan Kırmızı Pullu Alabalık






ALABALIK
Tanıyalım da bu iş o kadar kolay değil. Aslında çok kalabalık olmayan, toplam 66 türden oluşan Salmonidae ailesi, alt türleri, yöresel melezleşmeleri ile oldukça geniş türler topluluğu halindedir. Esas olarak kuzey yarımkürede yerel balıklardan olan alabalığın doğal olarak bulunduğu ülkelerden başka ülkelere ve güney yarımküreye salınması ile yerel veya melez türler oluşmuştur. Bu arada, mesela sadece Türkiye' ye mahsus türler de vardır. Farklılıklar o kadardır ki aynı tür balığın mesela diyelim ki yukarıda resmi olan salmo trutta'nın aynı ülkede farklı sularda yakalananları bile renk ve desen bakımından farklılıklar gösterebilir. Hatta çoğu zaman hayat hikayeleri, alışkanlıkları dahi farklı olabilir. Bunu anlamanın en iyi yolu farklılıkları görmek olduğundan alttaki resimlere bir göz atmakta yarar var.





Bu resimlerdeki balıkların hepsi Salmo trutta'dır ancak renk ve desenlerindeki farklılıklar hemen göze çarpmaktadır.

Bununla birlikte Türkiye'de yerel olan ve en çok bulunan tür Salmo trutta ve bu balığın alt türleri, melezleri ile sadece Türkiye'ye özgü coğrafi türleridir. Bu sayfada alabalık deyince ben bu balığı kast ediyor ve bu balığın genel hayat hikayesini anlatıyorum. (Şunu da belirtmek isterim ki; son zamanlarda bir tartışmada konu ile bilimsel anlamda ilgili ve sportif balıkçı Sn. Halim Diker "Türkiye'de yaşayan tüm alabalıkları Salma trutto fario, yani batıda ve Amerika'da Brown trout - Kahverengi alabalık- adı ile bilinen balık olduğunu, farklılıkların coğrafi olduğunu bu türün Türkiye'nin yerel türü olduğunu" bildirdi. (Ref: Rastgelebalıkçı e-mail yazışmaları) yine de; bu tezi savunalar olmakla birlikte tartışmalar sürmektedir. Bu konu daha çok bilim adamlarının ilgi alanı olduğundan alabalığın peşinde olan biz amatör balıkçılar tartışmaları takip edeceğiz ama avcılığa da devam tabii.) Arada da Türkiye'de bulunan ve yaşayan coğrafi ve alt türlerin resim ve kısa tanımlarını bulacaksınız ki bu türlerin hayat hikayesi asıl türün (Salmo trutta) hikayesinden farklı olabilir. Bildiğiniz tamamen başka bir tür varsa ve resmiyle birlikte bildirirseniz yayınlar bilgiyi paylaşırız. Ayrıca 1960' lı yıllarda Türkiye' ye getirilip ticari amaçlı olarak üretilen, bu arada çeşitli şekillerde doğal ortama da çıkan Gökkuşağı alabalık vardır ki yaşam hikayesi ve alışkanlıkları önemli farklılıklar gösterdiğinden bu türe de altta kısaca değinilmektedir.

Alabalık yurdumuzda sıcaklığı yazın 15 dereceyi geçmeyen, temiz, bol oksijenli sularda yaşar. Sert akışlı taşlık, kayalık derelerden, binlerce metre yükseklikteki krater göllerine kadar pek çok suda bulunur. Soğuk suları sevmekle beraber 18 dereceye kadar sularda kısa süreli yaşayabilir. Yurdumuzda alabalık, kırmızı benek, siyah benek, deniz alası, mercan, illaç balık (Bingöl civarı), benli gibi isimlerle bilinirken; yabancı kaynaklarda trout, sea trout, brown trout, forelle, farel gibi isimlerle geçer. Yurdumuzda ayrıca derelerde kalan alabalıklara dere (dağ) alası, göllerde yaşayanlarına göl alası, denize çıkanlarına da deniz alası da denir. Şeklen deniz balıklarından lüferi andırır, ensesi ve yanakları etlidir, yüzgeçleri oldukça gelişmiştir. Kuvvetli kuyruk yüzgeci ile çok sert akıntılara karşı dahi yüzebilir. Tüm alabalıklara özgü ve ayırıcı bir özellik olarak sırtında kuyruğuna yakın bir yağ yüzgeci bulunur. Kafası iridir, alt ve üst çenesinde birer sıra keskin diş bulunur, ayrıca damağında ve dilinin üstünde içe dönük pütürler, dişler vardır. Ayrıca gırtlağının orta yerinde yine içe dönük sert bir dikenle yakaladığı avının kaçmamasını garantiler. Rengi yaşadığı yere göre değişir, genelde sırtı yeşil veya kahverengi-yeşil tonlarında, yanlara doğru sarı-yeşil; sırtı ve yanları beneklerle, hareli lekelerle süslüdür. Fikir edinmeniz için üstte pek çok desen ve renk örneği var. Erkek balığın alt çenesi yukarı doğru kıvrımlıdır. bazı türlerde bu kıvrım çok bariz olabilir (yukarıdaki resimlerden alt sırada soldaki balık erkek). Yurdumuz da Karadeniz ve kuzey Marmara' nın yüksek rakımlı dere (örneğin Saray ilçesi velika, pabuç, aksicim dereleri) ve göllerinde; Trakya'da Istranca dağlarındaki derelerde, Sapanaca'daki derelerin yüksek kesimlerinde; İzmit, Adapazarı dağlarındaki derelerde; Gemlik ormanlarıyla Biga dağlarındaki temiz kalmış derelerde; Manavgat çayında; Sivas'ta Gürün ilçesinde, Pınarbaşı deresi ve Gökpınar gölünde, Divriği Kemaliya arasındaki derelerde; Bingöl ve Tunceli' deki bütün derelerde ve tabii pek çoğunu sayamadığım serin, temiz ve yerleşimden uzak yerlerdeki dere ve göllerde bol miktarda bulunur. En meşhur alabalık tabii ki Bolu Abant gölünde ve yedi göllerde bulunan Abant alasıdır. Bu balık sadece Türkiye'ye özgü olup salmo trutta'nın bir alt türü olan Salmo trutta abanticus adı ile bilinen balıktır. Bu nadir balığın resmini nihayet usta balıkçı Vedat ABAYOĞLU sitemize kazandırdı. Yukarıda resmini gördüğünüz 47 santimlik bu güzel balığın hikayesi de resimler sayfamızda. Abant alasının en ayırt edici özelliği kırmızı beneklerinin bulunmamasıdır. Ayrıca yine sadece yurdumuzda bulunan Salmo platycephalus (Behnke 1969) 1969 yılında Seyhan nehrinde Pınarbaşı ilçesinin 30 km. güneyinde tespit edilmiştir. Salmo Trutta' nın alt türü veya melezi sanılmaktadır. Bu tür yabancı kaynaklarda yüksek derecede soyu tükenme tehlikesine maruz olarak sınıflandırılmaktadır. Alabalık tatlı suların deniz bağlantılı acı sularına veya denize çıkıp yılın bir kısmını orada geçirirken (aşağıda anlatılmaktadır) yurdumuza özgü bu iki türün acı sulara veya denize çıktığı tespit edilmemiştir. Karadeniz ile irtibatı olan derelerde yaşayan alabalıklar buradan denize çıkarlar ve Karadeniz kıyısında ve denizle irtibatlı temiz kalmış derelerinde deniz alası avlamak mümkündür. Ancak genel olarak yurdumuzdaki alabalık toplulukları, her ne kadar koruma altında olsa da, bu koruma takip edilmeyen yönetmeliklerden, sirkülerlerden ve sözlerden öteye geçemediğinden, tüm diğer doğal hayat gibi hızla tükenmektedir.

Alabalık (salmo trutta) bulunduğu sulardaki, larvalar, su üzerindeki böcekler, uçan haşereler, balık yumurtaları, solucanlar, kabuklular, küçük balıklarla beslenir. Güçlü bir etoburdur. Büyüklerinin nadiren de olsa irilerinin kurbağa, kuşlar, küçük memelilerle beslendiği de bilinir. Ekim ayından itibaren Şubat'a kadar yumurta dökmeye başlar. Yumurta dökümü tam bir maceradır. Alabalıklar yumurtalarını doğdukları yüksek rakımlı, dibi çakıllı, sığlıklarda dökerler. Bu amaçla zorlu bir yolculuğa çıkarlar. Önlerindeki çağlayanları, setleri akıntıya karşı yüzerek, sıçramalarla aşarlar. Bu esnada pek çoğu telef olur veya etraftaki yırtıcı hayvanlarca avlanırlar. Yumurta döküm yerine ulaşan alabalıklardan dişi olanı çakıllı dibi kuyruğu ile kazarak yuva hazırlar. Dişinin döktüğü yumurtalar erkek tarafından döllenir ve yuva dişi tarafından kapatılarak terk edilir. Üreme döneminde erkek balığın solungaç kapakları kızararak hazır olduğunu gösterir. Dişinin yaşına göre yumurta sayısı 600 ila 4000 arasında olabilir. Kuluçka süresi su sıcaklığına bağlı olarak 40 - 50 gün sürer. Yumurtadan çıkan yavrular kısa bir süre bu sularda kaldıktan sonra, baharda akıntı ile aşağılara inerler. Alabalıkların bazıları yaşamlarını tatlı sularda dere ve derelerin aktığı göllerde geçirirken; deniz bağlantılı derelerde yaşayanlar iki yıl kadar (altı yıla kadar olabilir) tatlı sularda kaldıktan sonra denize çıkarlar. Denize çıkan ve deniz alası olarak adlandırılan bu balıklar üç yıl kadar da denizde kalır ve tekrar üremek üzere, yumurtadan çıktıkları yüksek rakımlı sığlıklara doğru tehlikelerle dolu yola çıkarlar. Normalde 2 - 3 yaşlarında cinsel olgunluğa erişirler. Ömürleri ortalama 7 - 14 yıldır, 18 yaşında olduğu tahmin edilenler yakalanmıştır. Maksimum 140 cm. boy ve 50 kilo ağırlığa kadar çıkarlar. Yurdumuzda değil tabii.

Kısaca gökkuşağı alaya bakarsak. Bu balık yerel balıklarımızdan değildir. Yurdumuza ticari amaçlı üretilmek üzere 1960 yılında getirilmiştir. Ama bir şekilde doğal ortama çıkarak yurdumuzun kuzey kısımlarındaki serin sularda yaşamaya başlamıştır. Şimdilerde Orman Genel Müdürlüğü bu balığı ürertip, yaşamasına uygun sulara salmaktadır. Sıcaklığı yazın 12 dereceyi geçen sularda yaşayamaz. Yabancı kaynaklarda rainbow trout, radujnıy farel, forelle, steelhaed (göllerde yaşayan türü) gibi isimlerle geçer. Bunlar da tatlı ve tuzlu sularda yaşarlar. Bazıları göç edip tuzlu sulara çıkarken bazıları çıkmaz. Diğer alabalık türlerinin karakteristik tüm özelliklerini taşır. Bu nedenle fazla uzun bahsetmeyeceğim. Renkleri daha zengindir. Dere veya nehirlerde akıntılı yerlerde ürerler. Dereyle bağlantısı olmayan göllerde tutulan balıklar yumurtalarını dökmez. Ekim, şubat ayları arasında yumurta dökerler. Akıntı altında dişi ve erkek dibi birlikte kazarak yuvayı hazırlar, daha sonra çift vücutlarını bükerek dişi yumurta dökerken erkek de yumurtaları döller. İkinci bir erkek balık da çoğu zaman bu işleme katılır. Dişi yuvayı kapatarak akıntıya karşı yüzer yeni yeniden bir yuva hazırlanır. Bu işlem dişi tüm yumurtalarını dökene kadar sürer. Bir dişi bir sezonda yaşına bağlı olarak 700 ila 4000 arası yumurta bırakabilir. Yumurta dökümünden sonra balıklar önemli miktarda kilo kaybederler. Erkekler 2 dişiler 3 yaşlarında cinsel olgunluğa erişirler.Tanıtıcı resimlerden üstteki ve alltaki resimde altta görünen balık erkek. Bunu alt çenelerinden anlıyoruz. Ömürleri 11 yıl kadar tahmin edilmektedir. Eti lezzetlidir, ekonomik değeri çok yüksektir. 120 cm. boy ve 24 kilo olanları yakalanmıştır. Avlanmaları alabalık ile karşılaştırıldığında daha kolay oltaya vururlar. Onlardan farkı daha sert ve hızlı akıntılarda yaşamayı sevmeleridir. Bununla birlikte aynı takımlarla bu balığıda yakalamak mümkündür.

NERELERDE BULUNUR

Hep bahsettik alabalık için önce temiz, soğuk, bol oksijenli ve yaşam alanlarından uzak, dibi çamurlu olmayan taşlık veya kayalık dere ve derelerle beslenen gölleri bulmak gerek. Ondan sonra alabalık bu suların her yerinde olabilir. Derelerde daha çok dik inen kıyılarda ağaç kökleri ve kayalar arasında saklanır, yem bekler. Önüne gelecek yemlere saldırarak yer. Gece gündüz yemlenir. Gece yakalananları daha iridir. Sezon başında oldukça aktiftir bolca gezer hızlı akıntı altlarında veya derin diplerde bulunur. Havalar ısındıkça daha derinlere çekilir. Su dışında kalan kayaların etrafı ve akıntı altı tarafları yem bekleyen alabalıkların bulunabileceği yerlerdendir. Kuvvetli yağmurlardan sonra alabalıklar büyük bir açlıkla yemlenmeye başlarlar. Yağmurda böcekleri bulamayan ve beslenemeyen alalar, yağmur ile yükselen ve kararan (bulanan değil dikkat) sularda av aramaya başlarlar. Büyük balıklar dahi saklandıkları yerlerden çıkarak sığlıklara sokularak yemlenirler. Derinleşen dip yamaçları, akıntı altları alabalılğın bu dönemde bolca bulunabileceği yerler olabilir. Yalnız alabalık avınnda dağlardaki veya dağ eteklerindeki derelerin kenarında yağmurla oluşacak ani su yükselmeleri ve taşkınlara karşı tedbirli olmakta yarar vardır. Dibi çamurlu bulanık sularda alabalık avlamaya girişmek zaman kaybı olacaktır. Herkesin gidip yollarını aşındırdığı yerlerde alabalık yakalamak sadece şanstır; daha uzak, tenha, zor ulaşımı ile pek çok kimsenin gitmek istemeyeceği yerleri seçin.
__________________
Her şey Araklı İçin!Her şey Memleketim için!

"Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa, orada Güneş batıyor demektir."!
Araklı Haber Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Araklı Haber Kullanıcısına bu mesajı için 3 üye teşekkür etti:
gagasoğlu (08-26-2008), talhatalha (05-30-2009), ŞeyklerunAdem (05-30-2009)
Eski 05-30-2009   #2
talhatalha
Kıdemli Üye
 
talhatalha kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jan 2009
Mesaj: 466
Teşekkür et: 421
240 Mesajına 446 Kere Teşekkür Edlidi
İtibar Gücü: 6 talhatalha Seçkin bir yolda.
Varsayılan

Şimdi canım cekti.Yemeyi değil derede alabalık avlamayı.Bir zamanlar elle tutuyordum.Oltayla ilk tuttuğum balığı kacırmıştım oltadan alırken.Hele gece ışıkla onları suda kıstırmak,kovalamak sonrada ağla yakalamak farklı bir uğraştı.Ama zevkli oluyordu.Şimdi hatıralarımda kaldı.
talhatalha Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-30-2009   #3
Halit karabela
çalışkan üye
 
Halit karabela kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2008
Mesaj: 82
Teşekkür et: 7
45 Mesajına 71 Kere Teşekkür Edlidi
İtibar Gücü: 6 Halit karabela Seçkin bir yolda.
Varsayılan

Öylede canım çektiki çok severim Gaybanayi.
__________________
Halit KARABELA
Halit karabela Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-30-2009   #4
ŞeyklerunAdem
Kıdemli Üye
 
ŞeyklerunAdem kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2008
Mesaj: 158
Teşekkür et: 198
128 Mesajına 316 Kere Teşekkür Edlidi
İtibar Gücü: 6 ŞeyklerunAdem Seçkin bir yolda.
Varsayılan

Allaaaaaahh! hiç unutmam bi keresinde dere daşmıştı indim şelenderye bi baktım kocaman bi tane alabalık solungaçları açıp kapatıyo o gün süperdi yhaa. Adamın biri köprüde balığı 10 dolar vermişti satmamıştım dedim sen bana 100 dolar ver satmam abi o balık satılırmı yaaa...
ŞeyklerunAdem Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
ŞeyklerunAdem Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
LaZaNyA_61 (07-14-2009)
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı

Hızlı Geçiş


Saat 12:06 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.